Piyasa yükleniyor…
Türkiye·İlk okuyanlardan olun

Finans Merkezi olacaktık kriz merkezi olduk

Sermaye piyasalarında oluşan kriz, sıcak para çekmek için finans merkezi olma hedefi güden Türkiye’yi güven, şeffaflık ve denetim sorunuyla bir kez daha baş başa bıraktı. Küresel yatırımcıların en çok takip ettiği uluslararası endeks MSCI’nın haziran ayında

H

Editör

Hatay Masası Editör

Güncelleme

Bildirim ayarları →
Günün notu | Finans Merkezi olacaktık kriz merkezi olduk

Sermaye piyasalarında oluşan kriz, sıcak para çekmek için finans merkezi olma hedefi güden Türkiye’yi güven, şeffaflık ve denetim sorunuyla bir kez daha baş başa bıraktı.

Küresel yatırımcıların en çok takip ettiği uluslararası endeks MSCI’nın haziran ayından bu yana yaptığı şeffaflık, manipülasyon, fiktif değerleme, koordineli hareket uyarıları eylülde Sermaye Piyasası Kurulu’nun sert önlemlerle harekete geçmesiyle bir bombaya dönüştü. Prof. Dr. Mehmet Şişman finans merkezinin ancak güven ve istikrar ortamı üzerinden yürüyebileceğini söyledi. Şişman, “Bu süreci şeffaf götürmek ve regülasyonları harfiyen yerine getirmek güven ortamının oluşması açısından kaçınılmazdır. Aksi halde güven asla yerine gelmez” dedi.

“İyi çalışan bir sermaye piyasası düzeninin yalnızca kriz ortaya çıktığında müdahale eden değil, risk birikimini kriz haline gelmeden önce tespit edebilen bir erken uyarı kapasitesine sahip olması gerekir” diyen Prof. Dr. Oral Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Asıl mesele yalnızca ortaya çıkan sonucun kendisi değil; bu sonuca gelinceye kadar oluşan fiyatlama davranışlarının, risk birikiminin ve piyasa dinamiklerinin yeterince erken sorgulanıp sorgulanmaması. Bugün yaşananları sadece kısa vadeli bir piyasa hareketi olarak değerlendirmemek gerekir.

Piyasa yapısının, yatırımcı davranışlarının, likidite riskinin, denetim mekanizmalarının ve inançlı mülkiyet esasına dayanan güven ilişkisinin birlikte ele alınması gereken daha geniş bir çerçeve söz konusu.”.

Prof. Dr. Mehmet Şişman, ‘fon krizinin en büyük nedeninin sistemdeki tıkanmanın siyasi güç kullanarak yolsuzluğa dönüşmesi’ olduğunu söyledi. Şişman, şu uyarılarda bulundu: “Şimdiye kadar 100 milyar doları geçen bir zararın söz konusu olduğu hesaplanıyor. Bu rakama mevcut sistemdeki unsurların değer kaybı da dahil. Küçük yatırımcının belli bir takvime bağlı olarak 3 ay içinde tasarruflarının anaparasını alabilecek olması olayı bir miktar soğutsa da sorun artarak devam edecek. Zira iç içe geçen ödeme ve tasarruf ilişkileri fon krizinden yara almış oldu.”.

Prof. Dr. Oral Erdoğan, olağanüstü fiyat hareketleri için “Özellikle profesyonel yatırımcıların, bir şirketin değerindeki olağanüstü artışı sorgulaması; bunun üzerinde gözetim ve denetim mekanizmalarının da gerekli değerlendirmeleri yapması gerekmez mi” diye sordu.

Www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Konuya dair farklı kaynaklardan gelen notlar, tablonun henüz netleşmediğini gösteriyor. Önümüzdeki saatlerde yeni açıklamalar bekleniyor.

Türkiye başlığı altında sıralanan bu gelişme, sosyal medyada da hızla yayılıyor.

Kısa özet

  • Sermaye piyasalarında oluşan kriz, sıcak para çekmek için finans merkezi olma hedefi güden Türkiye’yi güven, şeffaflık ve denetim sorunuyla bir kez daha baş başa bıraktı
  • Küresel yatırımcıların en çok takip ettiği uluslararası endeks MSCI’nın haziran ayından bu yana yaptığı şeffaflık, manipülasyon, fiktif değerleme, koordineli hareket uyarıları eylülde Sermaye Piyasası Kurulu’nun sert önlemlerle harekete geçmesiyle bir bombaya dönüştü. Prof. Dr. Mehmet Şişman finans merkezinin ancak güven ve istikrar ortamı üzerinden yürüyebileceğini söyledi. Şişman, “Bu süreci şeffaf götürmek ve regülasyonları harfiyen yerine getirmek güven ortamının oluşması açısından kaçınılmazdır. Aksi halde güven asla yerine gelmez” dedi
  • “İyi çalışan bir sermaye piyasası düzeninin yalnızca kriz ortaya çıktığında müdahale eden değil, risk birikimini kriz haline gelmeden önce tespit edebilen bir erken uyarı kapasitesine sahip olması gerekir” diyen Prof. Dr. Oral Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Asıl mesele yalnızca ortaya çıkan sonucun kendisi değil; bu sonuca gelinceye kadar oluşan fiyatlama davranışlarının, risk birikiminin ve piyasa dinamiklerinin yeterince erken sorgulanıp sorgulanmaması. Bugün yaşananları sadece kısa vadeli bir piyasa hareketi olarak değerlendirmemek gerekir
  • Piyasa yapısının, yatırımcı davranışlarının, likidite riskinin, denetim mekanizmalarının ve inançlı mülkiyet esasına dayanan güven ilişkisinin birlikte ele alınması gereken daha geniş bir çerçeve söz konusu.”

Neden önemli?

Finans Merkezi olacaktık kriz merkezi olduk başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.

Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak

Sizin için

Önerilen haberler

Ana sayfa →

Bunları da okuyun

Ana sayfa →