Piyasa yükleniyor…
Türkiye·İlk okuyanlardan olun

Londra yeniden Avrupa’ya mı dönüyor? - Göktürk Tüysüzoğlu

İngiltere Başbakanı Andy Burnham geçen temmuz ayında Keir Starmer’ın yerine geçtiğinde Brexit tartışmasının yeniden alevleneceği öngörülebiliyordu. Liverpool’daki parti kongresinde Brexit’in yarardan çok zarar getirdiğini söylemesi ve AB’ye dönüşü “başka bir günün konusu” di

H

Editör

Hatay Masası Editör

Güncelleme

Bildirim ayarları →
Londra yeniden Avrupa’ya mı dönüyor? - Göktürk Tüysüzoğlu: Bilinenler ve sonraki adımlar

İngiltere Başbakanı Andy Burnham geçen temmuz ayında Keir Starmer’ın yerine geçtiğinde Brexit tartışmasının yeniden alevleneceği öngörülebiliyordu. Liverpool’daki parti kongresinde Brexit’in yarardan çok zarar getirdiğini söylemesi ve AB’ye dönüşü “başka bir günün konusu” diyerek dışlamaması aslında bu kapıyı fiilen araladı. Üstelik Burnham, başbakan olmadan önce ülkesinin AB’ye döndüğünü görmek istediğini saklamamıştı. Brexit’e baştan mesafeli duran İşçi Partisi için bu durum şaşırtıcı değil. Asıl soru, Londra’yı bu noktaya hangi zorunlulukların getirdiği. DÖNÜŞÜN ÖNÜNDEKİ ÜÇ ZORLUK İlk zorluk iç cephededir. Mayıs seçimlerinin ardından İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’nın üçünde de bağımsızlık yanlısı liderler iktidarda; eylüldeki Cardiff buluşması bu tabloyu simgeleştirdi. Üç vaka hukuken aynı değil elbette. Kuzey İrlanda’da Hayırlı Cuma Anlaşması sınır referandumuna kapı bırakıyor, İskoçya Westminster’ın onayına muhtaç, Galler’de ise bağımsızlık desteği hâlâ düşük. Yine de Brexit’in birliği bir arada tutan bağları zayıflattığı açıktır. İskoçya’nın kopuşu, Kuzey Denizi’ndeki petrol ve gaz rezervlerinin büyük kısmının da elden çıkması demektir. İkinci zorluk ekonomidir. On yıllık cılız büyüme, sürtünmeli ticaret ve AB’nin “Made in Europe” planından dışlanma olasılığı sanayiyi tedirgin ediyor. Avrupa hâlâ en büyük ticaret ortağı; sınırdaki her bürokratik yük doğrudan maliyete dönüşüyor. Üçüncüsü, belki de en belirleyicisi ise Atlantik’in öte yakası. Trump döneminde Kanada ve Grönland üzerine söylenenler ile Ukrayna’daki ayrışma, “özel ilişki”nin artık güvence olmadığını gösterdi. Commonwealth sembolik açıdan değerli ama ne bir ticaret bloku ne de bir güvenlik şemsiyesi sunabiliyor. Yalnızlaşma kaygısı tam da buradan besleniyor. ÇİN, ABD VE RUSYA DENKLEMİ Bu yüzden mesele ticaretle sınırlı değil. Washington’ın giderek öngörülemez bir duruma gittiği, Çin’in yükseldiği ve Rusya’nın tehdit olmayı sürdürdüğü bir dünyada Londra, Avro-Atlantik’in Avrupa ayağını bütün tutmak ve kıtanın sesine yeniden ortak olmak istiyor. AB’nin savunmada İngiliz kapasitesine gereksinim duyması da bu yönelimin zeminini güçlendiriyor. Kamuoyu yoklamalarında, özellikle gençler arasında, yeniden katılım seçeneğinin açık farkla önde olması da hükümetin elini rahatlatıyor. Yine de gidilecek yol kısa değil. Başbakan Burnham henüz bir üyelik başvurusundan söz etmiyor, Reform UK Partisi “arka kapıdan Brüksel” suçlamasıyla pusuda bekliyor ve üyelik 27 başkentin onayını gerektiriyor. Kasım ayındaki AB zirvesi, bu açılımın söylemde mi kalacağını yoksa gerçek bir rotaya mı dönüşeceğini gösterecek. PROF. DR. GÖKTÜRK TÜYSÜZOĞLU GİRESUN ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER BÖLÜMÜ.

Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

İlk zorluk iç cephededir. Mayıs seçimlerinin ardından İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’nın üçünde de bağımsızlık yanlısı liderler iktidarda; eylüldeki Cardiff buluşması bu tabloyu simgeleştirdi. Üç vaka hukuken aynı değil elbette. Kuzey İrlanda’da Hayırlı Cuma Anlaşması sınır referandumuna kapı bırakıyor, İskoçya Westminster’ın onayına muhtaç, Galler’de ise bağımsızlık desteği hâlâ düşük. Yine de Brexit’in birliği bir arada tutan bağları zayıflattığı açıktır. İskoçya’nın kopuşu, Kuzey Denizi’ndeki petrol ve gaz rezervlerinin büyük kısmının da elden çıkması demektir.

İkinci zorluk ekonomidir. On yıllık cılız büyüme, sürtünmeli ticaret ve AB’nin “Made in Europe” planından dışlanma olasılığı sanayiyi tedirgin ediyor. Avrupa hâlâ en büyük ticaret ortağı; sınırdaki her bürokratik yük doğrudan maliyete dönüşüyor.

Üçüncüsü, belki de en belirleyicisi ise Atlantik’in öte yakası. Trump döneminde Kanada ve Grönland üzerine söylenenler ile Ukrayna’daki ayrışma, “özel ilişki”nin artık güvence olmadığını gösterdi. Commonwealth sembolik açıdan değerli ama ne bir ticaret bloku ne de bir güvenlik şemsiyesi sunabiliyor. Yalnızlaşma kaygısı tam da buradan besleniyor.

Bu yüzden mesele ticaretle sınırlı değil. Washington’ın giderek öngörülemez bir duruma gittiği, Çin’in yükseldiği ve Rusya’nın tehdit olmayı sürdürdüğü bir dünyada Londra, Avro-Atlantik’in Avrupa ayağını bütün tutmak ve kıtanın sesine yeniden ortak olmak istiyor. AB’nin savunmada İngiliz kapasitesine gereksinim duyması da bu yönelimin zeminini güçlendiriyor. Kamuoyu yoklamalarında, özellikle gençler arasında, yeniden katılım seçeneğinin açık farkla önde olması da hükümetin elini rahatlatıyor. Yine de gidilecek yol kısa değil. Başbakan Burnham henüz bir üyelik başvurusundan söz etmiyor, Reform UK Partisi “arka kapıdan Brüksel” suçlamasıyla pusuda bekliyor ve üyelik 27 başkentin onayını gerektiriyor. Kasım ayındaki AB zirvesi, bu açılımın söylemde mi kalacağını yoksa gerçek bir rotaya mı dönüşeceğini gösterecek.

PROF. DR. GÖKTÜRK TÜYSÜZOĞLU.

Gelişmenin arka planında kamuoyunun yakından takip ettiği bir süreç bulunuyor. Hatay Masası editörleri, gelen bilgileri doğrulama süzgecinden geçirerek okura aktarıyor.

Habere konu olan aktörlerin açıklamaları geldikçe sayfa güncellenecek.

Öne çıkan başlıklar

  • İngiltere Başbakanı Andy Burnham geçen temmuz ayında Keir Starmer’ın yerine geçtiğinde Brexit tartışmasının yeniden alevleneceği öngörülebiliyordu. Liverpool’daki parti kongresinde Brexit’in yarardan çok zarar getirdiğini söylemesi ve AB’ye dönüşü “başka bir günün konusu” diyerek dışlamaması aslında bu kapıyı fiilen araladı. Üstelik Burnham, başbakan olmadan önce ülkesinin AB’ye döndüğünü görmek istediğini saklamamıştı. Brexit’e baştan mesafeli duran İşçi Partisi için bu durum şaşırtıcı değil. Asıl soru, Londra’yı bu noktaya hangi zorunlulukların getirdiği. DÖNÜŞÜN ÖNÜNDEKİ ÜÇ ZORLUK İlk zorluk iç cephededir. Mayıs seçimlerinin ardından İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’nın üçünde de bağımsızlık yanlısı liderler iktidarda; eylüldeki Cardiff buluşması bu tabloyu simgeleştirdi. Üç vaka hukuken aynı değil elbette. Kuzey İrlanda’da Hayırlı Cuma Anlaşması sınır referandumuna kapı bırakıyor, İskoçya Westminster’ın onayına muhtaç, Galler’de ise bağımsızlık desteği hâlâ düşük. Yine de Brexit’in birliği bir arada tutan bağları zayıflattığı açıktır. İskoçya’nın kopuşu, Kuzey Denizi’ndeki petrol ve gaz rezervlerinin büyük kısmının da elden çıkması demektir. İkinci zorluk ekonomidir. On yıllık cılız büyüme, sürtünmeli ticaret ve AB’nin “Made in Europe” planından dışlanma olasılığı sanayiyi tedirgin ediyor. Avrupa hâlâ en büyük ticaret ortağı; sınırdaki her bürokratik yük doğrudan maliyete dönüşüyor. Üçüncüsü, belki de en belirleyicisi ise Atlantik’in öte yakası. Trump döneminde Kanada ve Grönland üzerine söylenenler ile Ukrayna’daki ayrışma, “özel ilişki”nin artık güvence olmadığını gösterdi. Commonwealth sembolik açıdan değerli ama ne bir ticaret bloku ne de bir güvenlik şemsiyesi sunabiliyor. Yalnızlaşma kaygısı tam da buradan besleniyor. ÇİN, ABD VE RUSYA DENKLEMİ Bu yüzden mesele ticaretle sınırlı değil. Washington’ın giderek öngörülemez bir duruma gittiği, Çin’in yükseldiği ve Rusya’nın tehdit olmayı sürdürdüğü bir dünyada Londra, Avro-Atlantik’in Avrupa ayağını bütün tutmak ve kıtanın sesine yeniden ortak olmak istiyor. AB’nin savunmada İngiliz kapasitesine gereksinim duyması da bu yönelimin zeminini güçlendiriyor. Kamuoyu yoklamalarında, özellikle gençler arasında, yeniden katılım seçeneğinin açık farkla önde olması da hükümetin elini rahatlatıyor. Yine de gidilecek yol kısa değil. Başbakan Burnham henüz bir üyelik başvurusundan söz etmiyor, Reform UK Partisi “arka kapıdan Brüksel” suçlamasıyla pusuda bekliyor ve üyelik 27 başkentin onayını gerektiriyor. Kasım ayındaki AB zirvesi, bu açılımın söylemde mi kalacağını yoksa gerçek bir rotaya mı dönüşeceğini gösterecek. PROF. DR. GÖKTÜRK TÜYSÜZOĞLU GİRESUN ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER BÖLÜMÜ
  • Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin
  • İlk zorluk iç cephededir. Mayıs seçimlerinin ardından İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’nın üçünde de bağımsızlık yanlısı liderler iktidarda; eylüldeki Cardiff buluşması bu tabloyu simgeleştirdi. Üç vaka hukuken aynı değil elbette. Kuzey İrlanda’da Hayırlı Cuma Anlaşması sınır referandumuna kapı bırakıyor, İskoçya Westminster’ın onayına muhtaç, Galler’de ise bağımsızlık desteği hâlâ düşük. Yine de Brexit’in birliği bir arada tutan bağları zayıflattığı açıktır. İskoçya’nın kopuşu, Kuzey Denizi’ndeki petrol ve gaz rezervlerinin büyük kısmının da elden çıkması demektir
  • İkinci zorluk ekonomidir. On yıllık cılız büyüme, sürtünmeli ticaret ve AB’nin “Made in Europe” planından dışlanma olasılığı sanayiyi tedirgin ediyor. Avrupa hâlâ en büyük ticaret ortağı; sınırdaki her bürokratik yük doğrudan maliyete dönüşüyor

Neden önemli?

Londra yeniden Avrupa’ya mı dönüyor? - Göktürk Tüysüzoğlu başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.

Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak

Sizin için

Önerilen haberler

Ana sayfa →

Bunları da okuyun

Ana sayfa →