Adalet Bakanı Akın Gürlek, 175 ağır ceza merkezinde “Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları” kurulacağını duyurdu. Atılan bu adım, dijital alandaki sansür ve denetim mekanizmalarının çift kulvardan hızlandırılacağı endişesini ve internet ortamındaki muhalif yaşamı daha da daraltacağı kaygısını beraberinde getirdi. Cumhuriyet konuyu Akademisyen-Bilişim Hukukçusu Prof. Dr. Murat Volkan Dülger ve Akademisyen-Siyaset Bilimci Prof. Dr. Cangül Örnek ile inceledi.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Erişim engelleme ve içerik çıkarma süreçlerindeki kademeli adli mekanizmalara da değinen Dülger; soruşturma aşamasında hâkim, kovuşturmada ise mahkeme yönelimının esas olduğunu, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı tarafından verilen kararların 24 saat içinde hâkim onayına sunulması gerektiğini hatırlattı. Adli kararların icra merciinin Siber Güvenlik Başkanlığı olduğunu belirten Dülger, yönelimı veren, uygulayan ve itiraz edilecek makamların açıkça gösterilmemesinin kişilerin hak arama özgürlüğünü zedeleyeceğini kaydetti. Dijital alanda ihtisaslaşmanın usulüne uygun yapıldığında soruşturma kalitesini artırabileceğini belirten Dülger, güncel büroların kurulmasının mevzuatta olmayan bir suç tanımı ya da sınırsız içerik kaldırma yetkisi türetmeyeceğinin altını çizdi.
Düzenlemenin iki temel amacı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Cangül Örnek ilk amacın iktidara yönelik eleştirileri suç kapsamına sokularak soruşturulması olduğunu vurguladı. İkinci ve ana hedefin ise Adalet Bakanlığı’nın diğer kurumların yetki alanına girerek siyaseti şekillendiren ana merkez haline getirilmesi olduğunu dile getirdi. İletişim Başkanlığı’nın sistemdeki eski etkisini kaybettiğini, İçişleri Bakanlığı’nın ise Adalet Bakanlığı’nın bir uzantısına dönüşmekte olduğunu belirten Örnek, yargıda büyük bir güç toplandığına işaret etti. Prof. Dr. Örnek "Buradaki güç toparlaması sadece muhalefeti susturmaya dönük değil, aynı zamanda iktidar içindeki grupları kontrol etmeyi, iç çatışmaları yönetmeyi ve grup içinden gelecek istenmeyen çıkışları engellemeyi amaçlıyor. Bu son büroların kurulmasını da bu bağlamda değerlendirmek gerekir" dedi.
Taze birimlerin dijital alandaki etkilerini açıklayan Örnek, "Suudi Arabistan diktatörlüğüne karşı Yemen’in direnişini savunan hesapların da kapatılmaya başlamasıyla birlikte, neyi eleştirirsek susturulacağımızı kestiremeyeceğimiz taze bir eşiğe geldik" diye değerlendirdi. Prof. Dr. Örnek, taze kurulan kurumların bu konuda daha sert olmalarını beklediğini belirterek, iktidarın hoş görmediği en ufak bir hareketin bile sosyal medya hesaplarının kapatılması ya da sosyal medyada yapılan yorumların kovuşturmaya uğraması sonucunu doğurabileceğini vurguladı. Yurttaşların haber alma hakkını, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü kullanabilecekleri taze yöntem ve yollar üzerine düşünmek gerektiğinin altını çizdi.










