YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, borsada yaşanan.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
"Türkiye zaten yolsuzluk algısı, gelir adaletsizliği ve hukuk güvenliği sorunlarıyla boğuşuyordu. Şimdi bunlara bir de fon skandalı eklendi. Bu yalnızca bir borsa krizi değil, Türkiye'nin güven krizidir. ‘Kimsenin haberi yoktu’ denilebilecek bir olaydan söz etmiyoruz. Mehmet Şimşek, Kasım 2025'te bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığının bilindiğini kamuoyu önünde açıklamıştı. Aradan 10 ay geçti. Sonra ne oldu? Fonlarda ödeme krizi çıktı, borsa sarsıldı, 131 fon tasfiye sürecine girdi. Madem sorun biliniyordu, neden bu noktaya gelmesi engellenemedi?
Fonlarda 20 milyar doları aşan bir büyüklükten bahsediyoruz. Çarpan etkisiyle çok daha fazla zararı olacak bir kriz bu. AKP Türkiye'sinin güven sicili zaten parlak değil. Transparency International'ın 2025 Yolsuzluk Algı Endeksi’nde, Türkiye 182 ülke içinde 124'üncü sırada. Daha çarpıcısı, Transparency International, Türkiye'yi 2012'den bu yana yolsuzluk algısı puanı en fazla gerileyen ülkeler arasında gösteriyor. Yani bu ülkenin bir de sermaye piyasasında güven skandalı yaşamaya tahammülü yok. Gelir dağılımında da tablo farklı değil. World Inequality Report 2026'ya göre Türkiye'de en zengin yüzde 10, toplam gelirin yüzde 53,3'ünü alıyor. Nüfusun en yoksul yüzde 50'sinin payı yalnızca yüzde 15,2.
Servette uçurum daha büyük. En zengin yüzde 10, servetin yüzde 68,4'ünü elinde tutuyor. OECD verileri de aynı yarayı gösteriyor. Türkiye'nin Gini katsayısı 0,427. OECD karşılaştırması: 0,316. OECD ayrıca Türkiye'deki vergi ve sosyal yardım sisteminin piyasa gelirlerindeki eşitsizliği azaltma kapasitesinin çok sınırlı olduğuna dikkat çekiyor. Yani bir tarafta servet giderek yukarıda yoğunlaşıyor, diğer tarafta küçük yatırımcı birikimini koruyabilmek için borsaya ve fonlara yöneliyor.
Şimdi o küçük yatırımcıya sermaye piyasasında ne yaşatıldı? Bazı fonlar ödeme yükümlülüklerini yerine getiremedi. BIST 100 bir günde yüzde 5'ten fazla düştü. Merkez Bankası repo fonlamasını 300 milyar TL'ye yükseltti. Bankaların bankalar arası para piyasası borçlanma limitleri 10 kat artırıldı. Bunlar sıradan bir 'Birkaç fon sorun yaşadı' hikayesinin görüntüleri değil. Üstelik uluslararası yatırımcıların Türkiye borsasına ilişkin soru işaretleri bu krizden önce de vardı. MSCI, haziran ayında Türkiye hisse piyasasında pay sahipliği şeffaflığı ve koordineli işlemler konusunda endişelerini dile getirmiş, yeterli reform yapılmazsa Türkiye piyasasının değerlendirilmesinin yeniden ele alınabileceğini belirtmişti. Şimdi üzerine on milyarlarca dolarlık fon krizi geldi. Bunun sermaye piyasasının uluslararası itibarı açısından maliyetini küçümsemek mümkün değil.








