Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Ardından yakın bölgede saat 14.43'te merkez üssü Osmaniye'nin Sumbas ilçesi olan 5.2 büyüklüğünde üçüncü bir deprem oldu. Aynı gün saat 19.00'da 4.3 ve saat 20.28'de Saimbeyli'de 4.4 büyüklüğünde depremler yaşandı. Bugün saat 01.51'de de 4.1 büyüklüğünde 6'ncı deprem meydana geldi. Depremler Adana yanı sıra çevre illerde de hissedildi.
Çukurova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü, Genel Jeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, bu bölgede meydana gelen 4 ve üzeri büyüklüklerdeki 6 depremin yanı sıra iki hafta önce 21 Eylül'de saat 04.02'de merkez üssü yine Adana’nın Saimbeyli ilçesinde 5 büyüklüğünde bir deprem daha yaşandığını hatırlattı. Saimbeyli ilçesinde sık sık saha çalışmaları yürüttüklerini belirten Ünlügenç, bölgedeki deprem hareketliliğini ve riskleri DHA'ya anlattı.
Adana ve yakın çevresinin Doğu Anadolu Fay Sistemi, Ecemiş Fay Zonu, Sürgü–Çardak Fay Zonu, Savrun, Kozan, İmamoğlu, Karataş-Ceyhan-Osmaniye, Toprakkale ve Yumurtalık fayları gibi çok sayıda tektonik yapının etkisi altında bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, "Depremin meydana geldiği Saimbeyli-Feke ile Göksun–Kozan arasındaki koridor jeolojik açıdan bir 'makaslama zonu' konumunda bulunuyor. Bu bölgede 6 Şubat 2023 depremleri ve sonrasında binlerce sarsıntının oluştu ve 5 ve üzeri sarsıntıların halen devam ettiği karmaşık ve bilimsel olarak ayrıntılı incelenmesi gereken bir bölge" dedi.
Bölgenin 5 ile 5.8 arasındaki büyüklüklerde deprem üretme potansiyeline sahip olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, "Bu bölge; makaslama zonu ve tektonik yönden kompleks, zayıf bir zon olduğundan yer kabuğunda birikmiş olan potansiyel enerjinin kolaylıkla kinetik enerjiye dönüşebileceği en olağan, en beklenen bölge. Bu büyüklüklerde depremlerin olmasının da halkımıza büyük zararlar vereceğini düşünmüyorum. Yer kabuğunda birikmiş olan enerjinin zaman zaman bu tür küçük ölçekli sarsıntılarla açığa çıkması bölge açısından daha yararlı. Çünkü çok uzun süre yer kabuğu içerisinde birikmiş olan potansiyel enerjinin birden açığa çıkmasından ziyade küçük salınımlarla açığa çıkması o bölgeyi rahatlatacaktır. Son depremlerin yaşandığı bölgede birtakım sismik faaliyetlerin olması devam edecektir. Bundan sonrası için bizim düşüncemiz; bu bölge, bir makaslama zonu olması nedeniyle 5 ve 5.8 arasında depremler üretebilecek bir alandır. Bu büyüklüklerde depremler beklenebilir" diye konuştu.
Türkiye'nin konum itibarıyla deprem bölgesi olduğunun altını çizen Ünlügenç, "Yer kabuğu sürekli hareket halindedir. Levhalar birbirini sıkıştırdıkça, birbirlerinin sınırları boyunca kayıp, potansiyel enerji ürettikleri sürece bu depremleri ülkemizde özellikle zayıf zonlarda yaşayacağız. Yönetmeliklerde belirtildiği üzere yapılaşmanın sağlanması, deprem dirençli şehirlerin oluşturulması gerekmektedir. Gelişmiş ülkelerde büyüklükleri 7 ve üzerinde depremler olduğunda insanlar binalarından kaçmıyorlar, kendilerini koruyabilmek için özellikle binalarına giriyorlar. Bizde de öyle olması gerekiyor" dedi.
Uzmanlar, sürecin hem kısa vadeli hem de orta vadeli etkilerinin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Okurlar için pratik özet: ne oldu, kimler etkilendi ve sırada ne var sorularına yanıt arıyoruz.
Neler biliniyor?
- Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin
- Ardından yakın bölgede saat 14.43'te merkez üssü Osmaniye'nin Sumbas ilçesi olan 5.2 büyüklüğünde üçüncü bir deprem oldu. Aynı gün saat 19.00'da 4.3 ve saat 20.28'de Saimbeyli'de 4.4 büyüklüğünde depremler yaşandı. Bugün saat 01.51'de de 4.1 büyüklüğünde 6'ncı deprem meydana geldi. Depremler Adana yanı sıra çevre illerde de hissedildi
- Çukurova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü, Genel Jeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, bu bölgede meydana gelen 4 ve üzeri büyüklüklerdeki 6 depremin yanı sıra iki hafta önce 21 Eylül'de saat 04.02'de merkez üssü yine Adana’nın Saimbeyli ilçesinde 5 büyüklüğünde bir deprem daha yaşandığını hatırlattı. Saimbeyli ilçesinde sık sık saha çalışmaları yürüttüklerini belirten Ünlügenç, bölgedeki deprem hareketliliğini ve riskleri DHA'ya anlattı
- Adana ve yakın çevresinin Doğu Anadolu Fay Sistemi, Ecemiş Fay Zonu, Sürgü–Çardak Fay Zonu, Savrun, Kozan, İmamoğlu, Karataş-Ceyhan-Osmaniye, Toprakkale ve Yumurtalık fayları gibi çok sayıda tektonik yapının etkisi altında bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, "Depremin meydana geldiği Saimbeyli-Feke ile Göksun–Kozan arasındaki koridor jeolojik açıdan bir 'makaslama zonu' konumunda bulunuyor. Bu bölgede 6 Şubat 2023 depremleri ve sonrasında binlerce sarsıntının oluştu ve 5 ve üzeri sarsıntıların halen devam ettiği karmaşık ve bilimsel olarak ayrıntılı incelenmesi gereken bir bölge" dedi
Neden önemli?
Peş peşe depremlerin ardından uzman isimden uyarı: '5 ile 5,8 arasında depremler beklenebilir' başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak