Mekke Anlaşması’nın ortak açıklamasında yer alan “Askeri kuvvetlerin Suudi Arabistan’a hızla konuşlandırılması” adımı, Türkiye’de, “Savaşa mı dahil olacağız” endişelerine neden oldu. Ancak böyle bir konuşlandırma için TBMM onayı gerekiyor. Ortak açıklamada buna da dikkat çekilirken, Cumhuriyet’e konuşan İYİ Parti Uluslararası İlişkiler Başkanı Ahmet Erozan, “Ben bu bölümün Türkiye’nin isteğiyle konduğunu düşünüyorum” dedi.
Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Bu bölümden yola çıkılarak, kamuoyunda, “Türkiye Suudi Arabistan’a Husilerle savaşması için asker mi gönderecek” sorusu soruldu. Ancak Anayasal olarak bu henüz mümkün değil. Anayasa’nın 90. maddesine göre uluslararası anlaşmaların yürürlüğe girebilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi onayı gerekiyor. Bu, Mekke Anlaşması için gerçekleşmedi. Benzer şekilde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başka ülkelere -ortada bir anlaşma yoksa- asker göndermesi de Anayasa’nın 92. maddesine göre TBMM tezkeresi gerektiriyor. Böyle bir tezkere de çıkmadı. Askeri eğitim anlaşmaları ise muharip asker göndermeyi mümkün kılmıyor. Dolayısıyla şu an Suudi Arabistan’a, söz edildiği şekilde asker göndermek olası değil. Metindeki “Tarafların ulusal mevzuatlarına uygun olmak kaydıyla” ifadesinin de buna işaret ettiği anlaşılıyor.
İYİ Parti Uluslararası İlişkiler Başkanı Ahmet Erozan da bu bölüme vurgu yaparak, “Ben bu kısmın Türkiye’nin isteğiyle eklendiğini düşünüyorum. Büyük ihtimalle Suudilerden ‘Asker konuşlandırın’ talepleri yükseliyor. Pakistan, bunu Suudi Arabistan’la ikili anlaşmasına dayanarak gerçekleştirebiliyor. Türkiye ise hukuki koşullara işaret ediyor” dedi.
Erozan, Pakistan’ın Ankara Büyükelçisinin Cumhuriyet gazetesine ifade ettiği üzere anlaşma metni olmadığına dikkat çekerek, “Mekke Anlaşması kağıtta yok ki. Belgenin içinde ne var kimse bilmiyor. 7 Ağustos’ta imzalandı ama hâlâ ortada yok, herhalde hâlâ yazıyorlar. Ben, dolayısıyla bir asker konuşlandırması sözkonusu olursa, bunun Anayasa’nın 90. değil, 92. maddesi üzerinden gerçekleşeceğini düşünüyorum” diye konuştu.
Erozan öte yandan, ortak açıklamada yer alan “Mekke ve Medine’nin hedef alınması teşebbüsü” ifadesini, “Geçen açıklamada sadece Mekke vardı, şimdi Medine eklendi. AKP iktidarı tehdit sanki Suudi Arabistan’a yönelik değil de, Mekke ve Medine’yeymiş gibi bir vurgu yapıyor. ‘Biz Mekke ve Medine’yi koruyacağız’ algısını öne çıkarıyor. Ürünü bu şekilde satmaya çalışıyor” sözleriyle değerlendirdi.
YENİ Parti PM üyesi Namık Tan ise görüşlerini sosyal medya hesabı üzerinden dile getirdi. Tan, “Sözü uzatmadan tekrar tekrar soralım: Var olduğu iddia edilen ‘Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ TBMM onayına sunulmadan nasıl geçerli olur, nasıl uygulanabilir? Eğer ortada bir ‘ortak savunma anlaşması’ değil de bir ‘mutabakat muhtırası’ veya ‘mutabakat zaptı’ hatta o bile değil yalnızca bir ‘ortak basın açıklaması’ varsa bu atılan adımların hukuksal zemini nedir? Yineliyoruz ve uyarıyoruz: Bu yapılanlar anayasal suçtur” dedi.
Konuya dair farklı kaynaklardan gelen notlar, tablonun henüz netleşmediğini gösteriyor. Önümüzdeki saatlerde yeni açıklamalar bekleniyor.
Türkiye başlığı altında sıralanan bu gelişme, sosyal medyada da hızla yayılıyor.
Kısa özet
- Mekke Anlaşması’nın ortak açıklamasında yer alan “Askeri kuvvetlerin Suudi Arabistan’a hızla konuşlandırılması” adımı, Türkiye’de, “Savaşa mı dahil olacağız” endişelerine neden oldu. Ancak böyle bir konuşlandırma için TBMM onayı gerekiyor. Ortak açıklamada buna da dikkat çekilirken, Cumhuriyet’e konuşan İYİ Parti Uluslararası İlişkiler Başkanı Ahmet Erozan, “Ben bu bölümün Türkiye’nin isteğiyle konduğunu düşünüyorum” dedi
- Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin
- Bu bölümden yola çıkılarak, kamuoyunda, “Türkiye Suudi Arabistan’a Husilerle savaşması için asker mi gönderecek” sorusu soruldu. Ancak Anayasal olarak bu henüz mümkün değil. Anayasa’nın 90. maddesine göre uluslararası anlaşmaların yürürlüğe girebilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi onayı gerekiyor. Bu, Mekke Anlaşması için gerçekleşmedi. Benzer şekilde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başka ülkelere -ortada bir anlaşma yoksa- asker göndermesi de Anayasa’nın 92. maddesine göre TBMM tezkeresi gerektiriyor. Böyle bir tezkere de çıkmadı. Askeri eğitim anlaşmaları ise muharip asker göndermeyi mümkün kılmıyor. Dolayısıyla şu an Suudi Arabistan’a, söz edildiği şekilde asker göndermek olası değil. Metindeki “Tarafların ulusal mevzuatlarına uygun olmak kaydıyla” ifadesinin de buna işaret ettiği anlaşılıyor
- İYİ Parti Uluslararası İlişkiler Başkanı Ahmet Erozan da bu bölüme vurgu yaparak, “Ben bu kısmın Türkiye’nin isteğiyle eklendiğini düşünüyorum. Büyük ihtimalle Suudilerden ‘Asker konuşlandırın’ talepleri yükseliyor. Pakistan, bunu Suudi Arabistan’la ikili anlaşmasına dayanarak gerçekleştirebiliyor. Türkiye ise hukuki koşullara işaret ediyor” dedi
Neden önemli?
Türkiye Suudi Arabistan’a Husilerle savaşması için asker mi gönderecek: 'Anayasal olarak henüz mümkün değil' başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.
Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak