Piyasa yükleniyor…
Türkiye·İlk okuyanlardan olun

Uşak Kitap Fuarı düzenlendi geçenlerde. Edebiyat rüzgârı esti Kurtuluş

Uşak Kitap Fuarı düzenlendi geçenlerde. Edebiyat rüzgârı esti Kurtuluş Savaşı’nın kutsal topraklarında. Cumhuriyet Kitapları’nın da bulunduğu 28 yayınevi, onlarca yazarın imza günü, söyleşiler ve yüz binlerce izleyici buluştu Ata Park kültür alanında. Soğuk havaya karşın gen

H

Editör

Hatay Masası Editör

Güncelleme

Bildirim ayarları →
Uşak Kitap Fuarı düzenlendi geçenlerde. Edebiyat rüzgârı esti Kurtuluş Savaşı’n…

Uşak Kitap Fuarı düzenlendi geçenlerde. Edebiyat rüzgârı esti Kurtuluş Savaşı’nın kutsal topraklarında. Cumhuriyet Kitapları’nın da bulunduğu 28 yayınevi, onlarca yazarın imza günü, söyleşiler ve yüz binlerce izleyici buluştu Ata Park kültür alanında. Soğuk havaya karşın genç okur profili yüksekti. Çocuk kitapları ilgi gördü güncel yayınlar kadar. Başkan yardımcısı Reyhan Aydın konuklarla tek tek ilgilendi. Uşak’a has çorbanın halka ücretsiz sunulduğu Tarhana Çeşmesi fuara gelenler için sıcak bir sürprizdi. Uşak’a gidince müzeleri gezmeden olmazdı. Önce belediyeye ait kent müzesine düştü yolumuz. Tarihçi Cengiz Doğan, Uşak kırmızısı dahil unutulan bilgileri tazeledi. Anadolu’daki ilk elektrik santralı ile Cumhuriyet döneminin ilk şeker fabrikasında üretilen toz şekerlerin ipek keseler içinde Atatürk ’e nasıl sunulduğu konusunu dikkatlice dinledik. Yine Melih Gökçek tarafından Polatlı’da çekildiği öne sürülen “Cümhüriyeti biz böyle kazandık” pankartı ile tanınan Anadolu insanı fotoğrafının öyküsünü anlattı. Fotoğrafın Ankara’da değil, 1933 yılında Uşak’ta çekildiğinin belgelenişini ve tarihi hatanın nasıl düzeltildiğini paylaştı Cengiz Doğan. Keza Uşak halılarının binlerce yıllık tarihini, hatta İngiltere Kralı 8. Henry ’nin sarayını süsleyen Uşak halılarının yurtdışına nasıl apar topar götürüldüğü öykülendirildi. İkinci durağımız ise Uşak Müzesi’ydi. Öncelikle söyleyelim ki Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kültür ayağında iyi işler oluyor. Müze müdür vekili arkeolog İlhan Çavuş, 8 bin yıl önceki yaşamı anlatırken bizleri o günlere götürdü. Karun Hazineleri’nin bulunduğu alanda ise pek de bilinmeyen tarihi gerçekleri paylaştı. Başından geçmedik şey kalmayan altından “kanatlı deniz atı” broşunun Türkiye’ye ve müzeye kazandırılış süreci tüyleri diken diken etti. Bölgelerdeki tümülüslerin bazı kötü niyetli bölge insanı tarafından çalınışı, yağmacıların etrafında dönen “lanet” bir roman gibi dinlendi. Binlerce yıllık çok sayıda kültürel eserin ABD’ye kaçırılışı ise Cumhuriyet gazetesi ailesi için ayrı önem taşıyordu. Çünkü söz konusu eserler, gazetemizin önceki genel yayın yönetmenlerinden yazar Özgen Acar ile gazetemizin yazarı ve Cumhuriyet Vakfı Başkanvekili Prof. Dr. Emre Kongar ’ın inanılmaz emekleriyle ülkemize kazandırılmıştı. Acar’ın ABD’de müzeyi gezerken dikkati sayesinde varlığı ortaya çıkan bu eserler, dönemin Kültür Bakanlığı Müsteşarı Kongar’ın çabaları ile Türkiye’ye getirilmişti. Müze müdürü arkeolog Çavuş, hem Acar hem de Kongar’ın adlarının bulunacağı teşekkür plaketlerinin önümüzdeki günlerde müze duvarlarına çakılacağını müjdeledi. Bir süre önce yitirdiğimiz Acar’ı özlemle anarken Kongar’ı da yurtsever duruşu nedeniyle kutlayalım. PARALAR NEREDE? Türkiye fon skandalını konuşuyor, daha uzunca bir zaman da konuşacak. Norveç varlık fonu bile mağdurlar arasında. İşin nereye varacağı kestirilemiyor çünkü kayıp paranın boyutları bilinmiyor. Öncelikle belirtelim ki 1-2 milyar dolar fon sahiplerinin malı mülkü ile etkin pişmanlıktan yararlananların geri ödemeleriyle alınır. Ancak asıl para nerede, nasıl, hangi süreçte buharlaştı ve daha önemlisi hangi üst akılca kullanıldı ve kullanılacak gibi sorular kafaları karıştırıyor. En önemli soru, kayıp milyarlarca doların şimdiki adresi. Yazarımız Murat Ağırel, Finlandiya ve Nijerya kartını açtı belgelerle. Para akıtılmış bazı yatırımlara. Peki asıl büyük tutara oldu? Kuyumcuların kullandığı özellikle de Siyonist finans sisteminin öncelediği “havala” yolu ile mi kaçırıldı masum yurttaşın yatırımları ülke dışına? Yoksa fon sahiplerine ait özel jet ve lüks yatlar mı para transferinde kullanıldı? Kamuoyunda sıkça adı geçen İngiltere, İsviçre ve Almanya gibi ülkelerde Nijerya- Finlandiya’daki yollar mı tercih edildi? Daha önemlisi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu “suç kaynaklı” parayı geri isteye(bile)cek mi? Ve fon olayının üst aklı kim? Bu skandalda FETÖ ile benzeri yapıların parmağı var mı? Süleymancılar gibi güncel nesil cemaatler konunun neresinde? Malum cemaatler karaparayı sever! Anlaşılacağı üzere bu skandal Tera ve benzeri fon şirketlerinin lüks meraklısı patronları ile 3-5 foncunun vurgunu olarak durmuyor! Sonuçta 5 milyon kişi zarar gördüğü dev bir yapı var. Ve fon mağdurlarından 1 milyon TL altında hesabı olan 355 bin kişiye ödeme yapılacağı söyleniyor. Fon tazminat merkezinde yeterli para var mı? Yoksa hangi kaynağı ne? Sayın Mehmet Şimşek bu soruların peşine düşmeli. YETER, ÖNLEM ALIN! Dün Başakşehir’de bir öğrenci okulda katledildi. MEB’in önceliği nedenine niçinine bakmadan evlatlarımızın can güvenliğini sağlamak olmalı. Bakan Yusuf Tekin, “Saldırılar içeride mi dışarıda mı” türü lafları bırakıp İçişleri’nden kolluk desteği istemeli. Sonuçta yarınlarımızı emanet ediyoruz okullarımıza ve yüce Türk devletinin bahçede nöbet tutacak polisi de var, bekçisi de! Çocuklarımız ölmesin, şeker de yiyebilsin şairin dediği gibi!

Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Türkiye fon skandalını konuşuyor, daha uzunca bir zaman da konuşacak.

Norveç varlık fonu bile mağdurlar arasında. İşin nereye varacağı kestirilemiyor çünkü kayıp paranın boyutları bilinmiyor. Öncelikle belirtelim ki 1-2 milyar dolar fon sahiplerinin malı mülkü ile etkin pişmanlıktan yararlananların geri ödemeleriyle alınır. Ancak asıl para nerede, nasıl, hangi süreçte buharlaştı ve daha önemlisi hangi üst akılca kullanıldı ve kullanılacak gibi sorular kafaları karıştırıyor.

En önemli soru, kayıp milyarlarca doların şimdiki adresi. Yazarımız Murat Ağırel, Finlandiya ve Nijerya kartını açtı belgelerle. Para akıtılmış bazı yatırımlara. Peki asıl büyük tutara oldu? Kuyumcuların kullandığı özellikle de Siyonist finans sisteminin öncelediği “havala” yolu ile mi kaçırıldı masum yurttaşın yatırımları ülke dışına? Yoksa fon sahiplerine ait özel jet ve lüks yatlar mı para transferinde kullanıldı? Kamuoyunda sıkça adı geçen İngiltere, İsviçre ve Almanya gibi ülkelerde Nijerya- Finlandiya’daki yollar mı tercih edildi? Daha önemlisi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu “suç kaynaklı” parayı geri isteye(bile)cek mi?

Ve fon olayının üst aklı kim? Bu skandalda FETÖ ile benzeri yapıların parmağı var mı? Süleymancılar gibi taze nesil cemaatler konunun neresinde? Malum cemaatler karaparayı sever! Anlaşılacağı üzere bu skandal Tera ve benzeri fon şirketlerinin lüks meraklısı patronları ile 3-5 foncunun vurgunu olarak durmuyor!

Sonuçta 5 milyon kişi zarar gördüğü dev bir yapı var. Ve fon mağdurlarından 1 milyon TL altında hesabı olan 355 bin kişiye ödeme yapılacağı söyleniyor. Fon tazminat merkezinde yeterli para var mı? Yoksa hangi kaynağı ne? Sayın Mehmet Şimşek bu soruların peşine düşmeli.

Uzmanlar, sürecin hem kısa vadeli hem de orta vadeli etkilerinin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Okurlar için pratik özet: ne oldu, kimler etkilendi ve sırada ne var sorularına yanıt arıyoruz.

Neler biliniyor?

  • Uşak Kitap Fuarı düzenlendi geçenlerde. Edebiyat rüzgârı esti Kurtuluş Savaşı’nın kutsal topraklarında. Cumhuriyet Kitapları’nın da bulunduğu 28 yayınevi, onlarca yazarın imza günü, söyleşiler ve yüz binlerce izleyici buluştu Ata Park kültür alanında. Soğuk havaya karşın genç okur profili yüksekti. Çocuk kitapları ilgi gördü güncel yayınlar kadar. Başkan yardımcısı Reyhan Aydın konuklarla tek tek ilgilendi. Uşak’a has çorbanın halka ücretsiz sunulduğu Tarhana Çeşmesi fuara gelenler için sıcak bir sürprizdi. Uşak’a gidince müzeleri gezmeden olmazdı. Önce belediyeye ait kent müzesine düştü yolumuz. Tarihçi Cengiz Doğan, Uşak kırmızısı dahil unutulan bilgileri tazeledi. Anadolu’daki ilk elektrik santralı ile Cumhuriyet döneminin ilk şeker fabrikasında üretilen toz şekerlerin ipek keseler içinde Atatürk ’e nasıl sunulduğu konusunu dikkatlice dinledik. Yine Melih Gökçek tarafından Polatlı’da çekildiği öne sürülen “Cümhüriyeti biz böyle kazandık” pankartı ile tanınan Anadolu insanı fotoğrafının öyküsünü anlattı. Fotoğrafın Ankara’da değil, 1933 yılında Uşak’ta çekildiğinin belgelenişini ve tarihi hatanın nasıl düzeltildiğini paylaştı Cengiz Doğan. Keza Uşak halılarının binlerce yıllık tarihini, hatta İngiltere Kralı 8. Henry ’nin sarayını süsleyen Uşak halılarının yurtdışına nasıl apar topar götürüldüğü öykülendirildi. İkinci durağımız ise Uşak Müzesi’ydi. Öncelikle söyleyelim ki Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kültür ayağında iyi işler oluyor. Müze müdür vekili arkeolog İlhan Çavuş, 8 bin yıl önceki yaşamı anlatırken bizleri o günlere götürdü. Karun Hazineleri’nin bulunduğu alanda ise pek de bilinmeyen tarihi gerçekleri paylaştı. Başından geçmedik şey kalmayan altından “kanatlı deniz atı” broşunun Türkiye’ye ve müzeye kazandırılış süreci tüyleri diken diken etti. Bölgelerdeki tümülüslerin bazı kötü niyetli bölge insanı tarafından çalınışı, yağmacıların etrafında dönen “lanet” bir roman gibi dinlendi. Binlerce yıllık çok sayıda kültürel eserin ABD’ye kaçırılışı ise Cumhuriyet gazetesi ailesi için ayrı önem taşıyordu. Çünkü söz konusu eserler, gazetemizin önceki genel yayın yönetmenlerinden yazar Özgen Acar ile gazetemizin yazarı ve Cumhuriyet Vakfı Başkanvekili Prof. Dr. Emre Kongar ’ın inanılmaz emekleriyle ülkemize kazandırılmıştı. Acar’ın ABD’de müzeyi gezerken dikkati sayesinde varlığı ortaya çıkan bu eserler, dönemin Kültür Bakanlığı Müsteşarı Kongar’ın çabaları ile Türkiye’ye getirilmişti. Müze müdürü arkeolog Çavuş, hem Acar hem de Kongar’ın adlarının bulunacağı teşekkür plaketlerinin önümüzdeki günlerde müze duvarlarına çakılacağını müjdeledi. Bir süre önce yitirdiğimiz Acar’ı özlemle anarken Kongar’ı da yurtsever duruşu nedeniyle kutlayalım. PARALAR NEREDE? Türkiye fon skandalını konuşuyor, daha uzunca bir zaman da konuşacak. Norveç varlık fonu bile mağdurlar arasında. İşin nereye varacağı kestirilemiyor çünkü kayıp paranın boyutları bilinmiyor. Öncelikle belirtelim ki 1-2 milyar dolar fon sahiplerinin malı mülkü ile etkin pişmanlıktan yararlananların geri ödemeleriyle alınır. Ancak asıl para nerede, nasıl, hangi süreçte buharlaştı ve daha önemlisi hangi üst akılca kullanıldı ve kullanılacak gibi sorular kafaları karıştırıyor. En önemli soru, kayıp milyarlarca doların şimdiki adresi. Yazarımız Murat Ağırel, Finlandiya ve Nijerya kartını açtı belgelerle. Para akıtılmış bazı yatırımlara. Peki asıl büyük tutara oldu? Kuyumcuların kullandığı özellikle de Siyonist finans sisteminin öncelediği “havala” yolu ile mi kaçırıldı masum yurttaşın yatırımları ülke dışına? Yoksa fon sahiplerine ait özel jet ve lüks yatlar mı para transferinde kullanıldı? Kamuoyunda sıkça adı geçen İngiltere, İsviçre ve Almanya gibi ülkelerde Nijerya- Finlandiya’daki yollar mı tercih edildi? Daha önemlisi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu “suç kaynaklı” parayı geri isteye(bile)cek mi? Ve fon olayının üst aklı kim? Bu skandalda FETÖ ile benzeri yapıların parmağı var mı? Süleymancılar gibi güncel nesil cemaatler konunun neresinde? Malum cemaatler karaparayı sever! Anlaşılacağı üzere bu skandal Tera ve benzeri fon şirketlerinin lüks meraklısı patronları ile 3-5 foncunun vurgunu olarak durmuyor! Sonuçta 5 milyon kişi zarar gördüğü dev bir yapı var. Ve fon mağdurlarından 1 milyon TL altında hesabı olan 355 bin kişiye ödeme yapılacağı söyleniyor. Fon tazminat merkezinde yeterli para var mı? Yoksa hangi kaynağı ne? Sayın Mehmet Şimşek bu soruların peşine düşmeli. YETER, ÖNLEM ALIN! Dün Başakşehir’de bir öğrenci okulda katledildi. MEB’in önceliği nedenine niçinine bakmadan evlatlarımızın can güvenliğini sağlamak olmalı. Bakan Yusuf Tekin, “Saldırılar içeride mi dışarıda mı” türü lafları bırakıp İçişleri’nden kolluk desteği istemeli. Sonuçta yarınlarımızı emanet ediyoruz okullarımıza ve yüce Türk devletinin bahçede nöbet tutacak polisi de var, bekçisi de! Çocuklarımız ölmesin, şeker de yiyebilsin şairin dediği gibi!
  • Bütün Cumhuriyet arşivi her yerde ve her an yanınızda! İster telefondan, ister bilgisayardan. Cumhuriyet Arşiv 1930 Yılından Bugüne 5.485.115+ Haber Kupürü App Store Google Play 50 BİN + İndirme Size En Uygun Paketi Seçin 4.5 değerlendirme Abonelik Seçeneklerini İnceleyin Edebiyatın ve Kültürün Nabzı Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin
  • Türkiye fon skandalını konuşuyor, daha uzunca bir zaman da konuşacak
  • Norveç varlık fonu bile mağdurlar arasında. İşin nereye varacağı kestirilemiyor çünkü kayıp paranın boyutları bilinmiyor. Öncelikle belirtelim ki 1-2 milyar dolar fon sahiplerinin malı mülkü ile etkin pişmanlıktan yararlananların geri ödemeleriyle alınır. Ancak asıl para nerede, nasıl, hangi süreçte buharlaştı ve daha önemlisi hangi üst akılca kullanıldı ve kullanılacak gibi sorular kafaları karıştırıyor

Neden önemli?

Bir Uşak öyküsü başlığı altında takip edilen süreç; kamuoyu, piyasa ve siyaset gündeminde yer tutuyor. Hatay Masası, doğrulanmış bilgileri öne çıkararak okura dengeli bir çerçeve sunmayı hedefliyor.

Bu metin Hatay Masası tarafından özgünleştirilerek hazırlanmıştır; birebir alıntı değildir. İlgili kaynak

Sizin için

Önerilen haberler

Ana sayfa →

Bunları da okuyun

Ana sayfa →